DİRENİŞLER MECLİSİ BÜLTENİ 1. SAYISI

372

                   

Direnişler Meclisi Bülteni 1. sayısı çıktı. İndirmek için tıklayınız…

MERHABA
“Dünyanın ucunda bir gül açılmış
Efil efil esen yele merhaba
Karanlığın sonu bir ulu şafak
Sarp kayadan geçen yola merhaba”
Dokuma tezgâhlarında, sanayi bantlarında,
şantiyelerde, maden ocaklarında, tarlalarda,
fabrikalarda, sokaklarda alın teri döküp en
ağır koşullarda en ucuza çalıştırılan ya da patronun
canı öyle istedi diye işten atılan işçi
kardeşlerimiz;
Hastanelerde, okullarda, bürolarda, yapı,
enerji, orman, kültür ve sanat alanlarında
emeğini kamu hizmetine satarak geçinen ya
da KHK’larla tüm emeği sorgusuz, sualsiz
çalınan kamu emekçisi dostlarımız;
“Gün be gün yüreğim ulu yalımda
Engel tuzak kurmuş bekler yolumda
Zulümlerde işkencede ölümde
Bükülmeyen güce kola merhaba”
HES’lere, JES’lere, yağmaya ve talana karşı
doğasına, toprağına, suyuna, köyüne sahip
çıkan teyzelerimiz, amcalarımız;
Deprem ve sel gibi doğa olaylarını rant uğruna
tedbir almayarak afete dönüştürenlerin kar
hırsında can verenlerimiz;
“Acıda kahırda çekmiş geliyor
Güneşten boşanmış kopmuş geliyor
Bir ışık selidir sökmüş geliyor
Nazım Usta coşkun sele merhaba”
Tren, maden katliamlarında, iş cinayetlerinde
evlatları ihmal ve denetimsizliğe kurban
edilen ailelerimiz;
Evlatlarının katillerini arayan ya da tutsak
evlatları için adil yargılanma ve özgürlük talep
eden analarımız, babalarımız;
“Alınacak Anadolu’nun öcü
Yerde kalmayacak çekilen acı
Açıldı geliyor şafağın ucu
Şu doğdu doğacak güne merhaba”
Özgürce türkülerini söylemek, özgürce avukatlık
yapmak, özgürce gazetecilik yapmak
isteyen ama bağlaması, savunması, kalemi
dört duvar ardına hapsedilmek istenen aydın
ve sanatçılarımız;
“Selam olsun dört bir yana merhaba
Akan kana düşen cana merhaba
Hesap sorulacak güne merhaba
Türküler söyleyen dile merhaba”
Ve adalet isteyen bilcümle halkımız;
Eminiz bu ilk merhabalaşmamız değil. Bir
direniş alanında, bir mahkeme salonunda, bir
gözyaşında, bir öfkede, bir gülüşte, paylaşılan
bir simitte, içilen bir dost çayında, bir özlem
türküsünde ya da bir güvercin kanadı mektup
satırında daha önce merhabalaştık sizlerle…
Bizler ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’
ilkesinde birleşerek ekmek ve adalet için
direnmeyi seçenler ve direnenlerin yanında
olmayı ilke edinenleriz. Ekmeğe aç, adalete
susamış, haksızlığa boyun eğmeyi reddeden
kim varsa bizimdir. Yüreği direnenlerle atan,
direnişleri evi görenler bizimledir. Nerede zulme
başkaldıran varsa oralıyız biz.
Biz kim miyiz?
Merhaba Kavga Dostlarımız, Merhaba İş
Kardeşlerimiz;
BİZ DİRENİŞLER MECLİSİ’YİZ.
*Şiir; Yaşar Kemal