DİRENİŞLER MECLİSİ “ADALET İSTİYORUM” ÇALIŞTAYI YAPTI!

82

 “ADALET İSTİYORUM” ÇALIŞTAYI SONUÇ DEKLARASYONU

Direnişler Meclisi olarak 1 Mart 2020 tarihinde İstanbul Barosu’nda “Adalet İstiyorum” başlıklı bir forum düzenledik. Forumda adaletsizliğe uğrayanlarla bir araya gelip, acıları öfkeleri paylaşıp sorunları ve çözümlerini konuştuk. Adaletsizliği yaşayanların bir araya gelmesi, konuşulması yanıyla mütevazi de olsa ilk adımı attığımızı düşünüyoruz. Sonrası için çalıştay yapma kararı aldık. Ama araya virüs salgını girdi. Fiziki olarak bir araya gelememe koşuluna karşı telekonferansla bir araya gelelim diye düşündük. 17 Mayıs 2020  Pazar günü bunu gerçekleştirdik. Aramıza yeni katılan dostlarımızı dinledik önce. Herkesin hikayesinde benzer acılar benzer öfkeler vardı yine.

Çalıştay Acun Karadağ’ın açılış konuşmasıyla başladı. Acun öğretmenin konuşması şöyle;

Merhaba dostlar hepinizi saygı ve sevgilerimle kucaklıyorum.

19 yaşında bir çocuk öldürülüyor sokağa çıkma yasağına uymadığı gerekçesiyle.

Seçilmiş belediyelere kayyum atanıyor.

Grup Yorum’un gitaristi  İbrahim Gökçek’in cenazesini mezardan çıkarıp yakmakla tehdit edenler, polis tarafından izleniyor, mücadele edenlere gözdağı veriliyor.

Adalet talebiyle 28 yaşında Helin ve Mustafa sessizliğimizde, gözümüzün içine baka baka, kulaklarımıza seslene, seslene ölüyor.

İbrahim Gökçek’e üzüldüklerini ifade eden iki hakime soruşturma açılıyor.

Bir işsiz, kendini cadde üstünde bir üst geçite asıyor, cebinden “beni virüs değil, bu düzen öldürdü” notu çıkıyor.

Gencecik çocuklara darbeci diye müebbet hapis cezaları veriliyor.

9 yaşındaki Ahmet’in yurt dışındaki tedavisi yapılmıyor, hapisteki babasını görmek için ağlaya ağlaya kanserden ölüyor.

Hapishanelerde virüs salgını yayılıyor, siyasi tutsaklar tahliye edilmezken, mafyası, tecavüzcüsü, hırsızı infaz yasasıyla serbest bırakılıyor.

Gazeteler, televizyonlar iktidara muhalifse cezalandırılıyor. Tweet yazanlar gözaltına alınıyor. (Bu konuşma yapılırken, Taylan Kulaçoğlu ve Hakan Gülseven tweetleri gerekçesiyle gözaltına alınıyordu.) Kendi “gazetecileri” ölüm listeleri hazırladık, komşularımı öldüreceğim diyor, muhalefet eden kim varsa hedef gösteriyor, polis ve yandaş medya birlikte çalışıyor.

Halk işsiz, milyonlar aç, iktidar şov yapıyor.

Bir başımıza adaleti sağlayamayacağımızın farkındayız. Tek başımıza ve bir şey yapmadığımızda  bir şey olmaz ve umutsuzluğa düşeriz. Oysa birlikte bir şeyler yaparsak, bir şeylerin değiştiğini göreceğiz. Amacımız gerekeni, gerektiği gibi yapmaktır.

Adalet böyledir. Ağlamak, lanet okumak, zalime nefret beslemek, çaydanlığa suyu koyup beklemek gibidir. Suyu kaynatmak için ateş olmalıyız. Her birimiz birer alev olmalı yanmalıyız. Oğlumuz, kızımız, eşimiz, arkadaşımız, anamız, babamız için birlikte yanmalıyız ki sonuç alalım. Biz taleplerimizi kefeye dolduracağız, terazi adil tartacak. Mutlaka başaracağız. Sevgilerimle…

Katılımcıların konuşmaları :

Mine Koçak (Mustafa Koçak’ın kardeşi)

Mustafa’ya işkence yapan herkesin cezalandırılmasını istiyoruz. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldığı dosyanın da peşini bırakmayacağız. Adalet sağlanana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Abim itirafçı olsun istediler. Bunu kabul etmedi, iyi ki etmedi. Kabul etseydi onursuzluğuyla anılacaktı. Biz hep onun arkasındaydık halen de arkasındayız. Daha da  öfkeliyiz, daha da adalet isteğimiz oldu. işkence yapanların cezalandırılmasını istiyoruz. Abim arkadaşlarının yanında vefat ettiği için seviniyoruz.

Sultan Kaya (Ebru Timtik’in teyzesi)

Yüreğimiz ağzımızda gelecek kötü haberi bekliyoruz. STK’lar, barolar hiç sesini çıkarmıyor. Ebru ve Aytaç gündemden düştü. İnsanlar, İbrahim Gökçek ölüm orucuna ara verdiği için, avukatların ölüm orucunu bıraktığını zannediyor. Sağlık durumları iyi değil. Ebru 48 kiloya düşmüş, Aytaç 20 kilo vermiş. Elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.

Zülfiye Akman (Didem Akman’ın annesi)

Şakran hapishanesinin koşulları çok kötü. Ankara’da 4 saat havalandırmaya çıkarılırken burada 1 saat çıkarılıyor. Hapishane yönetimine dilekçe yazıp, kaslarının eridiğini ve yürüyüş yapabilmek için havalandırmaya çıkarılması gerektiğini söylemiş. Beni salıverin demiyor, hapishane şartları düzeltilsin diyor. Ben de 2016’da Adalet Bakanlığı’na şartların düzeltilmesi için dilekçe vermiştim. Geçenlerde de Adalet Bakanlığı’nı arayıp ya yanına refakatçi verilsin ya da arkadaşlarının yanına geçirin dedim, ölüm orucunu bıraksın değerlendiririz dediler. Kaç zamandır ölüm orucunda tek başına yapamaz dedim, 15 dk da bir gardiyanlar kontrol ediyor dediler. Depoda yorganı varmış, yatağının üstüne sermek için istemiş vermemişler. Bu kız ne yapsın, ölsün mü diye sordum; ölmek istiyorsa ölsün dediler. Bir anneye bu söylenir mi?

Yüksel Karakaya (Özgür Karakaya’nın abisi)

Özgür’ün dosyası Engin Çeber davasına dayanıyor. Gizli tanık beyanlarıyla tutuklu. Gizli tanıklar Özgür’ün ne yüzünü ne de boyunu hiçbir şeyini bilmiyorlar. En son Cuma günü konuştum, özgür iradesiyle ölüm orucunu sürdüreceğini söyledi. Son bir haftadır müdahale edeceklerini söylüyorlarmış. Biz bunu kabul etmiyoruz. Özgür’ün talebi adil yargılanmak.

Sema Korkmaz (Baran Barış Korkmaz’ın kardeşi)

Dersim Pertek’te 4 yıl önce bir bomba düzeneği bulundu. Baran, bunun şüphelisi olarak, gizli tanık beyanıyla gözaltına alındı. Gizli tanık Baran’ın kahvede, büyük bir eylem hazırlığında olduğunu söylediğini söylemiş. Böyle bir şey olsa kahvede konuşulur mu? Evimizin bahçesinde bizim kullandığımız kablo parçaları vardı. Bunların bombada kullanılan kablolar olup olmadığının tespiti için Ankara ve Malatya’ya incelemeye gönderdiler. Biri bombadaki kablolarla aynı dedi, diğeri aynı değil dedi. Baran 59 yılla yargılanıyor. Dosya savcısı “size bir sürprizimiz olacak” dedi. Ağırlaştırılmış müebbet verilebilir. Savcının sürpriz dediği kardeşime ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesiymiş. Bir savcı böyle konuşur mu? Şu an dosya yargıtayda.

Saime Ateş Mesutoğlu (Şerif Mesutoğlu’nun eşi)

Eşimle aynı davada yargılanıyorum. O 29 gün, ben 27 gün gözaltında kaldım. Dosyada 9-10 kişi daha var. Sadece Şerif tutuklandı. Olaydan bir gün önce Mardin valisi kaymakama mesaj atıp yarın seni öldürecekler diyor. Madem biliyordu neden önlemedi? Olaydan sonra bina temizleniyor, her şey çöpe atılıyor. Mardin’den olay yerini incelemeye gelenler için çöpten geri getiriliyor. Civardaki kameraların kayıtları silinmiş. Kaymakamın ailesi, hemen tayin edildiği için şoföründen şüphelendi. 4 yıl sonra şoförün ifadesi alındı. O da korumayı yetersiz bulduğunu söyledi. Savcının yanında başına silah dayayıp “bunu Şerif Mesutoğlu yaptı de” demişler. Şerif için 2 ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl isteniyor. Dosyası şu an yargıtayda. Davaya bakan bir avukatı yok, avukat desteği olsa iyi olurdu. 16 Nisan 2018’de segbisle ifade verirken “cesedim size suçsuz olduğumu söyleyecek” deyip kendini yaktı. Başta bir şeyi yok, gayet iyi dediler. Sonra hastaneye kaldırıldı, 3 ay tedavi gördü. Daha önce iki kez 30’ar günlük açlık grevleri yaptı. En son açlık grevini 229 gün sürdürdü. Yaklaşık 2 ay önce bıraktı.

Murat Oğraş (Burak Oğraş’ın babası)

2 Mart 2020 tarihinde (Adalet İstiyorum forumuna katıldıktan bir gün sonra) dava dosyasında bir gelişme oldu. Savcı kendi verdiği takipsizliğin bozulması için bakanlığa yazı verdi fakat 3 aylık incelemenin ardından bakanlık takipsizliği bozmadı. Hdp İstanbul milletvekili Ali Kenanoğlu yazılı cevaplanmak üzere soru önergesi verdi ancak bakan cevaplamadı. Dosyayı kapatmak isteyen savcı ve emniyet müdürü hakkında suç duyurusunda bulundum.

Mehmet Ali Çelebi(Gazeteci)

Basın önemli, sesimizi basın yoluyla duyurmalıyız. Dayanışmayı sağlamalıyız, dayanışmayı önlemek için havuz medyası oluşturuyorlar. Basını ciddi olarak kullanmak gerekiyor. Gandhi de yaptıkları yer almış mı diye sürekli gazeteleri kontrol edermiş.

İdris Sayılgan(Gazeteci)

Yaşam artık çekilmez hale geldi. Hapishaneden çıkalı 5 ay oldu hakkımda 2 soruşturma açıldı.

Mehmet Yıldırım(KHK’lı öğretmen)

Bir kişinin derdini bir başkası anlatsa ne güzel olur. Yani kendimiz anlatınca değil de bir başkası anlatırsa daha da dikkat çekiyor. Örneğin farklı mahalleden diye düşünülen Cüneyt Arat Grup Yorum ve Mustafa Koçak için destek açlık grevi yaptığında çok etkili olmuştu. Bunun gibi mesela.

Ömer Elçi (işçi)

Adalet mücadelelerinin yanında benim sorunum önemsiz. Üniversiteden mezun olalı 4 yıl oldu. Ya işsizim ya da çalıştığım işlerde sorunlar yaşıyorum.

Mohammad Ali (Nadira Kadirova’nın abisi)

Takipsizliğe itiraz ettik, ret edildi. AYM’ye başvuracağız. Örnek aldığım insanlar  milletin çocuklarını öldürüyor hiçbir şey olmamış gibi davranarak iftiralar atıyorlar.

Kardeşim için fuhuş yapıyor dediler, şizofren dediler. Ellerinde ispat, delil yok. Hepsi yalan.  Şizofren olan insan nasıl hastaya bakar altını temizler, 3 katlı villayı temizler?  İntihar dediler silahta parmak izi yok.  Ortada bir mektup var dendi mektubun kardeşime ait  olduğuna dair  bir şey yok. Savcının  bakmadan incelemeden karar vermesi adaletsizliktir. Kardeşimi geriye kimse getiremez. 23 yaşındaki genç bir kızın abisiyim. Başka Nadiralar ölmesin, evlat acısı yaşamasın diye mücadele etmeye hazırım. Adalet tarafındayım. Ellerinizi vicdanınıza  koyun. Sizin kızınız da olabilir.

Nazan Bozkurt (Yüksel Direnişçisi)

Darbe sonrası çıkarılan KHK listeleriyle 140 bin kamu emekçisi haksızca ihraç edildi. Mahkeme yolu kapatılarak OHAL Komisyonuna yönlendirildik. Bu, bizi işten atanların kurduğu bir komisyondu. Biz de sokakta sesimizi duyurmaya karar verdik. Karşımızdakiler, halka saldırırken son derece örgütlüler. Şimdiye kadar hiç kendi aralarında tartışan hakim, savcı, polis görmedim. Biz niye tartışalım. Onlar toplumun farklı kesimlerini aynı potaya koyup zulmediyorsa demek ki biz aynı potadayız ve bundan sonra ne yapıyorsak buna göre yapmalıyız.

Öneriler

  • Bir Platform kurulması.
  • Adalet taleplerine göre komiteler kurulması, bu komitelerin program çıkarmaları.
  • Herkesin dosya hazırlaması, bu dosyaların raporlaştırılarak aydın, sanatçı ve milletvekilleriyle birlikte Adalet Bakanlığı’na sunulması.
  • Belli davaların öncelikli gündeme alınıp video, paylaşım vb şeklinde sosyal medya kampanyası yapılması.
  • Basın komitesi oluşturulması. (Acun hocanın teklifi üzerine İdris Sayılgan)

Direnişler meclisi, halkın muhalif kesimine yapılan saldırılara, talimatla çalışan göstermelik mahkemelerle tutuklanmasına, hapishanelerde insanlık dışı koşullarda kalmalarına, her türlü hak ihlaline, gericiliğe, işçi-emekçilerin sömürülmelerine, haklarının gasp edilmesine, işten atılmalarına, kadın cinayetlerine, tacize tecavüze karşı birlikte hareket edebilmek, dayanışmak, acıları paylaşmak ve gelecekte demokratik bir ülkede yaşayabilmek umudunu ayakta tutmak için vardır. Buradadır, sizinle yan yanadır ve olmaya devam edecektir. Gücümüz birliğimizdir.

                                                                                                         Direnişler Meclisi